blog
HEDEFSİZ TRABZONSPOR
HEDEFSİZ TRABZONSPOR


2011 yılının son Karabükspor maçından beridir önlenemez düşüş dün akşam oynanan Akhisar Gençlik maçıyla iyice perçinlendi. O zamandan bu yana iki kez çıkılan Avrupa Ligi grupları ağzımıza bir parmak bal çalıverse de, Juventus ve Napoli gibi sert engeller Avrupa ilerleyişini de engelledi. Ligde zaten yıllardır esamesi okunmayan bir kulüp haline gelindi. Toz duman olmuş bir kadro ile beraber altyapı hocasına kadar giden teknik direktörlük görevi, bir konteynır dolusu borçla birlikte enkazın altında bir kez daha kaldı camia olarak Trabzonspor.

Her ne kadar yönetim kurulu tecrübeli isimlerden oluşsa da Muharrem Usta ucundan kıyısından Trabzonspor Medical Park serüveni haricinde spor kulübü hatta futbol kulübü yönetiminde bulunmuş bir isim değil. İlk katıldığı seçimde İbrahim Hacıosmanoğlu'na kaybettikten sonra, ikinci kez girdiği seçimde Celil Hekimoğlu'na (Celil Bey'in de ismi Trabzonspor ile çok özdeşleşmiş değildir) çok az bir farkla üstünlük sağladı. Aslında işin özeti halen tam olarak güvenilemese de, mevcut şartlarda kulübü daha doğrusu enkazı kaldırabileceği düşünülüyor oluşu ki, ben de bunu düşünenlerin içerisindeyim. Yani son seçimde net bir üstünlük kuramayışının aslında temel sebebi kongrenin dolayısıyla taraftarın yaşadığı kararsızlık.

Bu nispeten güvensizlik ortamında Muharrem Usta ve ekibi yavaş bir tempoda ama kararlı adımlar atmaya devam ediyor. Söylemleri ve projeleriyle taraftarın kalbini gün be gün kazanan başkan devre arasında da Muhammet Demir ve Güray Vural gibi önemli isimleri kadroya katarken, N'Doye ve M'Bia gibi yüksek maliyetli oyunculardan ''kurtuldu''. Camia tarafından kambur görünen ve istenmeyen adamlar haline gelen Soner, İshak, Deniz ve Alper gibi oyuncuları da Anadolu kulüplerine gönderip hiç olmazsa maaş yüklerinden arınmış oldu. Çok düşük maliyetli Bosingwa ve Akakpo transferleri ise kadro rotasyonu adına atılması gereken adımlardı.

Muharrem Usta takımın başına, henüz 17 lig maçı ve minimum 4 kupa maçı varken, (koca bir sezon başı kampı da dahil) bir teknik direktör getirmemekte ısrar etti. Lucescu vaadi gündemi epeyce meşgul etti ve etmeye de devam edecek gibi duruyor. Lucescu işi olmazsa ve takım seneye kötü sonuçlar almaya devam ederse, bu vaad Demokles'in Kılıcı olacak Usta ve ekibi için. Ben şahsım adına Muharrem Usta seçildiği gün Lucescu'dan vazgeçmiştim zaten. Yabancı teknik direktörlerin Trabzon Şehri'nde başarılı olabileceğine ihtimal dahi vermiyorum ki bir güruhun sevgilisi olan Vahid Halilhodzic bunun en son örneğidir. Trabzonspor aslında bu az önce bahsettiğim uzun periyodu önümüzdeki sezon da takımı teslim edebileceği bir hocaya emanet etmeyerek net şekilde hata etmiştir. Hami Mandıralı ismi futbolculuğunda çok büyük efsanelerin arasında anılsa da, teknik direktörlüğü Trabzon'da her daim tartışılacak bir isim ve Akhisar mağlubiyeti eminim ki manen en çok kendisini yaralayacak. Kredi elde etmesi net bir şekilde oynattığı futbola değil saha sonuçlarına bağlı olacak. Oysa ki Trabzon Şehri'nin mizacı itibari ile de kolaylıkla benimseyebileceği Ertuğrul Sağlam gibi bir alternatif de bulunuyordu.

Bundan sonra ne olur? Trabzonspor bu sezon hedefsiz mi kaldı?

Trabzonspor'un bundan sonra en büyük hedefi kalan ikinci devre maçlarını oynayıp eldeki kadrodan bir iskelet yaratmak ve Muharrem Usta'nın işaret ettiği 2017-18 sezonuna tüm dertlerden arınmış olarak ilerlemektir. Bu dertlerin en büyüğü ise ne enkaz kadro ne de maddi yüktür. Trabzonspor'un en büyük derdi güvensizlik ortamıdır. Benim Hami Mandıralı'nın hocalık yeteneğine inancım tam. İşini bilen profesyonel bir sportif direktör de Hami Hoca'nın tökezlemesini değil güçlenmesini sağlar ki direktörün yabancı olması tercih sebebi olmalıdır. Kurulacak olan scoting ekibi, 1461 Trabzon'a yapılacak yatırımlar yeni stadyum vs hep yönetime olan güveni arttıracak olan unsurlar.

Trabzonspor Camiası bir lider arıyor. Bu lider Muharrem Usta mıdır yoksa değil midir bunu orta vadede göreceğiz ancak öncelikle güvenmemiz, inanmamız ve destek olmamız şart. Bundan sonrası sadece Trabzonspor'u yönetenlerin elinde olacaktır.

 

Faruk Turutoğlu
haydevira.net


Bu yazı 1700 kez okundu
Klişe tabirle "artık herkesin maç berabere bitti" dediği anlarda Orkan Çınar şapkadan tavşan çıkarmış ve "yeni Trabzonspor'un" ilk hafta keyfine limon sıkmıştı. Neyseki milli maç arası vardı ve Trabzonspor'un saha kadrosu birbirini tanımak için daha çok zaman bulacaktı..
Geçen sezonun sonunu iç saha da aldığı tarihi 6-0'lık mağlubiyetle yine bu rakibe karşı getiren Trabzonspor, ciddi revizyona gittiği kadrosuyla sezonun açılışını da Kasımpaşa ile yaptı. 3 ay aranın ardından kazanan taraf bu kez Trabzonspor oldu.
Yeni sezon yaklaşırken VİRA'nın Akyazı'da tribünde olup olmayacağıyla ilgili gerek sosyal medya, gerekse de web sitemiz üzerinden çok sayıda mesaj alıyoruz.
Sanıyorum kimsenin itirazı olmayacak şekilde Türkiye'de oynayan bir futbolcunun en büyük hayallerinden birisi dört büyüklerde forma giymektir.
Türkiye Basketbol Ligi'nin 12. haftasında Uşak Sportif ile Hayri Gür'de karşılaşıyoruz. Takımımız Uşak Sportif ile daha önce 4 kez karşılaştı. Trabzonspor MP söz konusu bu maçlarda 3 galibiyet alırken 1 kez de sahadan mağlup ayrıldı. Geçen yıl Hayri Gür'de oynanan karşılaşmada Trabzonspor MP rakibini 114-88 mağlup etmeyi başarmıştı.
Çalkantılı geçen 2,5 yılın ardından sandıktan çıkan Muharrem Usta ve ekibinin yakın zamandaki en önemli sınavı hiç kuşkusuz teknik direktör tercihi olacak.
SAYFA
<<1 - 2 - 3 - 4 - 5>>