blog
YOLUN SONU
YOLUN SONU


Son günlerde sayın Muharrem Usta'nın ilginç açıklamaları nedeniyle Trabzonspor Camiası’nda "borç ödeme" konusu konuşulmaya başlandı. Bu konu aslında gerçekten çok ilginç bir konu ve bence Trabzonspor'a bakış açısının da ne olduğu konusunda bir fikir verebilir bizlere. Şöyle ki;

Trabzonspor artık borç batağında olan bir spor kulubü. Bu gerçekle iyiden iyiye yüzleşmeye başladık, peki bu durum sorumluların "ben bu borcu öderim" söylemi ve borcu ödemesi ile kapanabilir mi? Cevap hayır olmalı...

Trabzonspor, sadece ekonomik ilişkiler üzerine kurulu bir şirket değil ; mazisinin ona vermiş olduğu misyon ile beraber itibarı yüksek, Türkiye'nin en büyük 4 spor kulübünden biri. Bu bile çok basit bir tanım aslında; Trabzonspor'u değerlendirmek, onu yönetmek ve yükümlülüğü altına girmek adına...

Dünyada hiçbir spor kulübü yoktur ki, taraftarı o kulübe sadece ekonomisi çok iyi diye bir aidiyet duysun. Ya da hiç bir taraftar yoktur ki herhangi bir kulüp yöneticisine o kulübü "sadece" ekonomik anlamda düzlüğe çıkardı diye minnet duysun.

Trabzonspor, ekonomisinden çok çok öte itibarını kaybetti. Anadolu takımlarından 6-7 gol yedi. Evinde en büyük rakibine karşı en farklı mağlubiyetini aldı, Avrupa'ya gidemedi, Türkiye Kupası'nda ilerleyemedi... Ve en önemlisi tüm bunlara siz ve yönetiminiz hiçbir şekilde refleks göstermedi. Aksine olağanlaştırdınız, her geçen gün bu sonuçları normalleştirerek sundunuz camiamıza.

Şimdi yolun sonu geldiğinde de "ben borçları ödeyeceğim" demek pek bir anlam ifade etmiyor. Varsayalım ki tüm borçları siz ödediniz,

Trabzonspor'un iki senede kaybettiği itibar borcunu kapatabilecek misiniz?

Trabzonspor'un tarihine yazdığınız farklı mağlubiyetleri silebilecek misiniz?

Her şeye rağmen her maç 30.000 kişiyle size desteğe gelen taraftara yaşattıklarınızı unutturabilecek misiniz?

Yine de samimiyseniz Trabzonspor'u aldığınız borç seviyesinde bırakabilirsiniz, bunun için de söze gerek yok, eyleme dökebilirsiniz. Lakin Trabzonspor'un geldiği süreç inanın bunun çok daha ötesinde... Keşke Trabzonspor'a batan bir şirket değil , bahsettiğim misyonu doğrultusunda bakabilip verilen zararın geri dönüşümün artık o kadar da kolay olmadığını görebilseydiniz...


Bu yazı 928 kez okundu
Klişe tabirle "artık herkesin maç berabere bitti" dediği anlarda Orkan Çınar şapkadan tavşan çıkarmış ve "yeni Trabzonspor'un" ilk hafta keyfine limon sıkmıştı. Neyseki milli maç arası vardı ve Trabzonspor'un saha kadrosu birbirini tanımak için daha çok zaman bulacaktı..
Geçen sezonun sonunu iç saha da aldığı tarihi 6-0'lık mağlubiyetle yine bu rakibe karşı getiren Trabzonspor, ciddi revizyona gittiği kadrosuyla sezonun açılışını da Kasımpaşa ile yaptı. 3 ay aranın ardından kazanan taraf bu kez Trabzonspor oldu.
Yeni sezon yaklaşırken VİRA'nın Akyazı'da tribünde olup olmayacağıyla ilgili gerek sosyal medya, gerekse de web sitemiz üzerinden çok sayıda mesaj alıyoruz.
Sanıyorum kimsenin itirazı olmayacak şekilde Türkiye'de oynayan bir futbolcunun en büyük hayallerinden birisi dört büyüklerde forma giymektir.
2011 yılının son Karabükspor maçından beridir önlenemez düşüş dün akşam oynanan Akhisar Gençlik maçıyla iyice perçinlendi. O zamandan bu yana iki kez çıkılan Avrupa Ligi grupları ağzımıza bir parmak bal çalıverse de...
Türkiye Basketbol Ligi'nin 12. haftasında Uşak Sportif ile Hayri Gür'de karşılaşıyoruz. Takımımız Uşak Sportif ile daha önce 4 kez karşılaştı. Trabzonspor MP söz konusu bu maçlarda 3 galibiyet alırken 1 kez de sahadan mağlup ayrıldı. Geçen yıl Hayri Gür'de oynanan karşılaşmada Trabzonspor MP rakibini 114-88 mağlup etmeyi başarmıştı.
SAYFA
<<1 - 2 - 3 - 4 - 5>>